Günlük

703 Cesur Yüreğe Şükranlarımla…

7 Haziran 2015 seçimlerinde İstanbul 2. Bölge’den Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girmek için aday oldum. Seçimlerde 703 cesur yüreğin oyunu aldım. Bana verilen oyların ilçelere göre dağılımını aşağıda görebilirsiniz. Alınan oy sayısı, seçilmek için gereken oy sayısının da benim beklentilerimin de çok altında. Elbette bir hayal kırıklığı yaşıyorum ancak emin olun bu beni eğitim için […]

Read more...

28 Mayıs / 2. Bölge Seçmenine Yazdığım Mektup

Sevgili Kardeşim, Ülkemizin eğitim sistemi uzunca bir süredir, değişen dünyaya ayak uyduramayan, diplomalı genç işsizler yaratıyor. Çocuklarımız, zengin de olsa yoksul da olsa, iyi eğitim alamıyor. Eğitim sistemimiz yap-boz tahtasına dönmüş durumda. Çünkü siyasi iktidarlar eğitimi kendi anlayışına göre insan yetiştirmek için bir torna tezgahı olarak görüyor. Bu durumu değiştirmenin, çocuklarımıza bugünün ve yarının ihtiyaçlarına […]

Read more...

20 Mayıs / Eğitim Deyince Akan Sular Durur

  “Ben iki çocuğumu inşaatlarda amelelik yaparak okuttum. Birini cerrah, diğerini eczacı yaptım. Eğitim deyince akan sular durur.” Ahmet amca ile Beşiktaş’ta tanıştım. Sinanpaşa Camisi’nin orada seçim çalışması yaparken. Fotoğrafta da hissedebileceğiniz gibi eli öpülesi, dünya iyisi bir insan. Benim eğitim politikası uzmanı olduğumu görünce kendisi söze girdi, koyu bir muhabbete daldık. Ahmet amcanın iki […]

Read more...

17 Mayıs / Gelecek Vekili

Geçen hafta Kadir Has Üniversitesi’nde “Gelecek Ajandası” konulu bir toplantının sabah bölümüne katıldım. “Gelecek Ajandası” uluslararası bir girişim. 20 konuda, 30 ülkede, 50 şehirde düzenlenen 100 atölyede, katılımcılar dünyanın 2025 yılında karşılaşacağı zorlukları tahmin etmeye çalışıyorlar. İstanbul’da düzenlenen atölye çalışması da eğitim üzerineydi. Geleceğin bize ne getireceğiyle ilgili senaryolar üzerine konuşmamız ve çalışmamız, hazırlık yapmamız […]

Read more...

13 Mayıs / Aytekin Ağabey’in Minibüsü

Çayırbaşı Caddesi’ndeki garaja minibüsün yanaştığını görünce hiç tereddüt etmeden şoförün camına gittim ve kendimi tanıttım. Aytekin ağabey hemen gülümsedi. Sonra bir bakmışım onun koltuğunda oturuyorum, defalarca bindiğim o minibüslerin kaptan koltuğunda yerimi almışım. Candan ve samimi gülüşü var. Bir çocuğu, 22 yaşındaki oğlu cezaevinde. Evde DHKP-C ile ilişkilendirilen bir dergi bulmuş polisler, ondan sonra yedi […]

Read more...

10 Mayıs / Karınca

Sen “karıncasın” dedi bana, “karşında da dev bir dağ var. İşin zor oğlum.” Düzgün amca Dersimli. Ben doğduktan bir yıl sonra, 1972’de öğretmen okulundan mezun oluyor ve kurada Beyoğlu’nu çekiyor. Kendisini bir telaş alıyor, Türkçe ana dili olmadığı için şivesinin İstanbul’da sorun yaratacağından endişeli. Bunun üzerine alıyor eline sözlüğü, başlıyor teker teker tüm kelimeleri çalışmaya, […]

Read more...